ıvırlar kıvırlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ıvırlar kıvırlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2011 Pazartesi

yaVAş yAvaŞ büYüYOr


Badem büyümekte :)
Büyümek demek biraz da dışarıya alışmak demek.
Hanfendinin klübesi de oldu,ama hala içerde kalıyor,küçük ya ondan :)
Akıllı olmasına çok akllı da her zaman kullanmak istemiyor onu...
Kemirmekte hala üzerine yok !
dışarıya çıkıyor ya artık,bulduğu herşeyi de yiyesi var. Tabii ki pisboğazlığın sonucunda hasta olmuş,
akıllandı mı?hayır.hala aklı çiçek diplerinde !
ama herşeye rağmen çok tatlı,sevilesi bir Badem :D

Herkese iyi haftalar !

8 Ocak 2011 Cumartesi

müHiM biR iŞ


Fikirilerim çok mühim ya benim,o yüzden gönderdiler bana bu koca paketi,geçikti çokça ama hadi neyse...
kırmızı meyveli nesfit deneme zamanı...
indirim kuponları da vardı ama teslim aldığım tarih 30 aralık, kupon son kullanım tarihi 31 aralık. bu koşturmacada ona sıra gelmedi tabii ki... önce deneyelim sonra konuşalım olur mu?

27 Aralık 2010 Pazartesi

bİr pROgrAmIM biLE yoK


Evde yılbaşı havası varmış gibi görünse de hala bir Yılbaşı Gecesi programımız olmamasına ne dersiniz???

25 Aralık 2010 Cumartesi

oLMuş mU Bu paKeT?




bugün kü alışverişimin bir parçası kendisi.
Hediye kadar sunumu,paketi,süsü de önemli değil midir?
Ama sanki hediye değil de kötü bir haber verecekmişim hissi uyandırıyor bende bu.
Hiç beğenmedim Mango !!!
Bildiğiniz simsiyah poşet,çöp torbası bile diyebilirsiniz yani...
Tabii ki değiştiricem bu paketi, ne bu böyle kardeşime küfür eder gibi...
İçindeki hediyeyi bitirdi ambalajı,hale bak !

17 Aralık 2010 Cuma

yENi yıL nEşeSi esER evDE


Bu sene ağacımızı büyüttük,boyunu uzattık yani :))

ama şimdi de eskisi öylece kalakaldı. Onu da bir okula vermek istiyorum ama nereye bilemiyorum. Fikriniz,bilginiz varsa lütfen alıyım...


26 Ekim 2010 Salı

haFTa soNUndaN...


Çok şükür dileklerimden "ikea turu"m gerçekleşti. Ivır kıvır şeyleri itiraf ediyorum; almış olmak için aldım....
Mesela mini kaktüs ve şirin saksısı, güya şöyle bir faydası varmış ki bilgisayarlarımızdan hızla yayılan radyasyonun bize gelmesini engellemesi. doğruluğu tartışılır ama minik olması dikenlerine rağmen sevimli kılıyor kendisini :)


Bir de galvaniz saksı aldım ama çöp kutusu niyetine.
Başka ne kaptın derseniz; un eleme aleti sanki her gün kekler çörekler yapıyorum da,olsun bulunsun :)
Bir adet doğrayıcı aldım, tavsiye ederim. Sadece sinir soğanlar için aldım. ben soğan doğranan mutfak önünden geçsem dahi gözlerim yanar, inatla başlayan kendi doğrama çalışmalarım da  uzun ağlama seansına dönüşüyor. Durduramıyorum adeta ve sonuçta elimde yarım kalmış soğan parçaları ve 2 kırmızı göz oluyor :(
O yüzden iyi ki bulmuşlar şu dondurulmuş gıdaları diyorum ve soğanlarımı onlardan kullanıyorum ne yapıyım.

Çeşitli reyonlarda annemle birbirimizi kaybettiğimizi söyliyim ; örneğin çocuk bölümü :) sonra her ikimizin elinde bulduklarımız, birbirimize ne kadar bıdı bıdıııı olduklarını anlatıyoruz.
Tabii ki birşey almıyoruz,kime alıcaz :)) Bizi yine mum falan paklar...
Yine haftasonu olsunnnnn ama...


19 Ekim 2010 Salı

dURduK yeRE


Bu ikisi, bu 2 şirin şey bir email almamla benim olmak istediler ve tabii ki ben onları kıymadım, bu haftaki armağanlarım oldular kendime :))
Nasıl kendi kendime motivasyon arttırıyorum görün :)
Siz de Mudo'ya bir bakacak olursanız mutlaka ıvır kıvır birşeyler gözünüze çarpar derim ben !
Kargo da 1 TL ona göre...

17 Ekim 2010 Pazar

yEşERen MAndaLiNaLARım


bu yazımda mandalinamı kurtadığımı anlatmıştım. İşte verdi meyvelerini :)) Minik minik yeşil mandalinalarımız oluyor. pek mesudum.... :)

8 Ekim 2010 Cuma

kiMiN fiKRiyDi bu?


Bugün işim vardı karşıda. Karşı benim için başka bir şehir oluyor bazen. (Avrupa yakası manasında kullanılmıştır) Bazen turist gibi hissediyorum, bazen gideceğim yere hiç varamayacakmış gibi mesafelerden.

Resmen sabahtan itibaren eve varıncaya kadar arabanın üstünde koca bir kara bulutla gezdik !
Hatta arada o kadar kuvvetli bağırdı ki ilk defa gök gürlemesi duyuyorum sandım. İşim aksadı,gerçekleştiremedim tabii ki... Trafik deseniz cabası... Bir tek yağmur sebep olamaz buna yahu ,el insaf...
Ve bugün kü macera tamamen benim fikrimdi :(

4 Ekim 2010 Pazartesi

haFTa sONunDAn soNRa


Şu yanda görmüş olduğunuz mini mandalinam, 2 senedir can çekişiyordu çünkü balkondan düşmüştü, bu sarsıntı ve benim susuz bırakma işlemlerinden sonra hayata küşmüş halleri kocişi harekete geçirdi ve budayarak sadece kısacık bir göde bırakmıştı.
Yılmayan mandalinam kendini anca topraladı ve şimdi üzerinde onlarca çiçek var :))))
Çantalar arası geçiş yaparken; çanta içinde bulunan sakız kutusunun kapak açılması suretiyle içindekiler tek tek kullanım dışı kalmış,geriye kalan sağlam 2 draje diğer çantada yerini aldı...
Hafta sonu temzilik vardı, ev misss ve geçici derli topluluk hali hakim :)
Yemekle uğraşırken arayan kız kardeşin hüzünlü sesi içimi burktu :(
Komple ailece geçirdiğimiz bir yağmurlu,bir güneşli haftasonu moral depolayıcıydı :))
Çok büyük sayılmayacak deprem bizi yerimizden oynattı,şöyle bir silkeledi,duraklattı...
Yeni bir bebiş haberi alındı kuzenden,sağlıkla bekliyoruz :)
Baba-kociş arasındaki süregelen tavla çekişmesinde yine gülen taraf kociş oldu,baba bozuldu :)
* Bir önceki postta dilenen pek çok şey olmuş bakıyorum da,darısı bu haftaya :))

1 Ekim 2010 Cuma

CumA' Dan SOnRa...


NEŞELİ, HUZURLU, GÜNEŞLİ, SOHBETLİ, YEMELİ-İÇMELİ,
CAP CANLI VE BOL KAHKAHALI BİR HAFTASONU DİLERİMMMM.... :)

29 Eylül 2010 Çarşamba

şEHiR fıRSaTı ve Et'N mORe

Ağustos ayı başı falandı herhalde Şehir Fırsatında Cafe Cadde'nin Et'n More 'undaki fırsatı kaptığımda.
Konsept şu; masanıza getirilen ısıyı tutma kapasitesi çok yüksek özel bir taşta yiyeceklerinizi (biz et,mantar,kabak,domates,biber ve hellim pişirdik) kendiniz istediğiniz gibi pişiriyorsunuz. Tam taşın üstüne denk gelen lamba aynı zamanda davlumbaz görevi görüyor aşağıya doğru çekince. Ortam sıcaklığı bir miktar artıyor haberiniz ola,iyi ki yaz vakti gitmemişiz.
Fırsatımız 30 Eylül itibariyle sona eriyordu,kaçırmamak için dün akşama rezervasyon yaptık. Açıkçası daha önce okuduğum bir yerde fırsatla gittikleri bir restaurantta tatsız şeyler yaşandığını okumuştum,bu yüzden hafif bir tedirginlik vardı üzerimde. Ancak Cafe Cadde'ye yıllardır gittiğimizden firmayada güvenim var.
Et'n More ve Cafe De Paris bölümü üst katında yer alıyor. Daha önce de Cafe de Paris'ye gitmiştik. İlk giriş  izlenimimizde bir değişiklik olmadı. yine o katta kimse yok,yine karanlık,yalış yere girmişsiniz hissi veriyordu. Aşağıdan birilerini çağırdık da bi zahmet çıkıp yardımcı oldular.
Bizimle ilgilenen garson yarımcı olmaya çalışan,ama biraz fazla konuşan biriydi. Girişimiz hariç, oturduğumuzdan itibaren yediğimiz,içtiğimiz herşey çok lezzetliydi ve servis iyiydi.
Ancak kuponla gitmiş olmanın dezavantajları yok mu? Olmaz mı?
Mesela içecek olarak alabileceklerimizi biliyorduk;Angora şarap,Efes veya Gusta bira veya meşrubatlar...Haklarını yemeyeyim; eşim Miller isteyince sordular farkını alarak getirdiler.
Ama aldığım kuponun içeriğinde açık belirtilmemiş olan tatlı seçeneği gerçi seçenek demek yanlış olur çünkü onlar bir tane belirlemişler o kadar. Tamam bir menü yapmışsınız ama hem kuponda belirtmemişsiniz,hem de insan o koyduğunuzun muadili bir adet daha sunar,amaç müşteriye seçiyormuş hissi uyandırmak...
Yemek sonunda çay/kahve de vardı. Kahvede de öyle her istediğinizi seçemiyorsunuz.
Neyse efendim yedik,içtik. Zaten biz Et'n More'a gitmek istiyorduk,bir türlü fırsat olmamıştı,bahane oldu bize.
Ama bu eksikliklerini de oraya bildirdim,ayrıca bizim gibi gidenlerin memnuniyet/memnuniyetsizliklerini yazmalarını isterim ki, bu gibi fırsatlardan yararlanacaklar hem mekanlar hakkında bilgi sahibi olsun,hem de nelerle karşılaşabilecekleri hakkında fikirleri olsun istedim.
bu arada; hani üst kattaydık dedim ya,ilk biz teşrif ettik,bizden sonra 5 masa daha oldu ve inanmazsınız belki ama hepsi şehir fırsatıyla gelmişler. Yani onlar da bizim gibi yumurta kapıya sıkışınca koştur koştur gelmişler :)))

27 Eylül 2010 Pazartesi

buGüN DOktOr gÜNü


Offff...yolum yine dişçiyle kesişti,mecburen...iş düşmese bu iş grubu çalışanlarıyla sosyal ortamlar hariç görüşmesem çok süper ! Aylardır süren iç mücadelem sonucunda geçen hafta randevu almaya karar verdim ve Yeditepe'nin yolunu tuttum bugün...sabah gittim ama hala dişlerim sızlıyor valla...polyannacılık oynarak bundan iyi birşey çıkartmak için çok uğraştım ve buldum; belki bu sızı şiddeetiyle bağlantılı olarak yemek yeme isteğim minimum seviyeye iner :)) olur mu ki????

Öğleden sonra da tiroid kontrol için verdiğim randevu sözüne sadık kalarak doktorun yolunu tuttum.Bunlar kontroller olduğu için (allahtan...) sadece tahlil listesini almaya gittim aslında. 15-20 gün içinde tahlillerle birlikte aynı yol bir kez daha gidilecek,pofff...

Bu ara beyaz önlük görmek istemiyorum,birkaç aylık kotamı doldurdum sanırım  :)
Dip not da diyeceğim şudur ki;
Sakın siz doktora gitmeyi ihmal etmeyin, onlarsız olmuyor yani anlayacağınız !




Görsel

23 Eylül 2010 Perşembe

biR eL aTSanIz şU kONuyA ?

Bu yaz tatil denen olağanüstü histen payımızı alamadığımızdan biz de bu aralar 3-4 günlük kaçışlar düzenleyelim dedik kocişle. Ancak tam olarak nerelere gitsek bilemiyoruz. Benim aklımda Ayvalık,Cunda,Bozcaada,Çanakkale tarafları var ama...Aması şu ki; sizden gidip görenler,kalanlar,yiyenler,içenler olduysa,lütfen biraz yardımcı olsa :))
başka tavsiyelere de açığım bilesiniz :D
Önceden de teşekkürlerimi iletiyim sizlere canı gönülden...

20 Eylül 2010 Pazartesi

biR haFtAsONu daHa biTTi...

ne çabuk geçer bunlar,yok bunların daha uzun sayıldığı bi ülkeler??? ya da günler daha uzun saatler sürdüğü şehirler??? neyse kaderimize boyun eğerek yaşama devam :)
Cumartesiyi temizlik ve sokaklarda sonuçsuz birkaç işle savuşturduktan sonra, Pazar şıp diye geliverdi.
Pazar gününün en şahane yanı kahvaltısı; iş sebebiyle haftaiçi evden ancak kendimizi toparlayıp çıkabildiğimiz için...

Evdeki miskinlik atıldıktan sonra arkadaşlarla annemlere mangala gidildi. Geçen hafta yapılması planlanmıştı ancak bu haftaya kısmetmiş, neyse Pazar olmasının asıl amacı bugün itibsriyle "ciddi" diyet işine girecek olmamızdır :)) Laf aramızda bu diyet olayı beni artık çok güldürüyor, giderek baş edilemez,gerçekleştirilemez bir hal alıyor çünkü, hadi hayırlısı...!!!



Kendimi bugünlerde özendirmemek için mangal görüntüsü yok :(  Ama annemin bahçesine izinsiz,habersiz giren acı kıpkırmızı biberlerin kurutulmak için bırakıldıkları yerdeki sarmaşdolaş halleri sizlerle...

İYİ  HAFTALAR  HERKESE :)

3 Eylül 2010 Cuma

biLGiLEndiRici PoST



EYLÜL geldi gelmesine de, biraz yorgun argın bir giriş  yaptık kendisine.
ağustos ayının taa başından en son gününe kadar sık sık kutlamalarla dolu oluşundan :) Gerçi ramazan dolayısıyla kuru kuru gitti ama bayram sonrası bizi beklesinler diyorum.
Asıl mevzumdan uzaklaşmadan kocişe doğum gününde gönderdiğim ve ilk kez deneme olanağı bulduğumuz BonnyFood'dan bahsedeyim. Daha önce lezzetinden,şeklinden bahseden blogları okumuştum,kendi sayfasındaki yorumları da okudum. Ama hiç benim olmadı :(
Bende geçen ay Şehir Fırsatı'nda ( duymayanlar için: her gün şehrinizdeki ayrı bir fırsatı size sunuyor %50-70 varan indirimlerle) BonnyFood'un fırsatı görür görmez yakaladım. 50 TL'lik paketi 25 TL'ye önceden satın aldım. Ekim'e kadar kullanma fırsatım vardı. Bende ilk önüme gelen etkinlikte kullandım. Sadece küçük ayrıntıyı kaçırmışım,kek çiçekleirnde geçerliymiş,ben karışık(kek,kurabiye,meyve) bir tane olsun isterdim,bir sonrakine artık...Günü ve saati bildirdiğimde, yetkili bir saat sonrası not ettiğini söyledi,sorun olmaz dedim. Ama tam benim istediğim saatte hatta 10 dakika öncesinde ulaşmıştı adrese :) Tebrikler vallahi...
Keki de lezeetli, ıslak kek gibi değil,ama ilk açıldığında bir kokusu vardı,ooffff  : D
Eşim paketi açmadan eve getirdi,neden açmadın ki dediğim de ne desin..." sen bunu kendine istemişsin herhalde". İnkar etmeye çalışsam da tutamadım kendimi,ama olsun afiyetle yedik işte, hem de bizzat kendimiz deneyimledik nasıl bişeymiş diye, alla allaaaa  :))

13 Ağustos 2010 Cuma

hADi baKaLıM

Dayanamadım yazıcam...
Şimdi ramazan geldi ya, geldi ve yine karmaşalar başladı bir bir...
İş yerinde 2 kez masa hazırlanıyor,tutanlar ve tutmayanlar için.
İftar saati hesaplanarak kim önce gitsin,kim kalsın planları yapılıyor.
bu arada gün içindeki sessizliği,müşterisizliği, uykusuzluktan gözü kapananları da eklemek istiyorum.
Bunların üstüne bir de yemek ve temizlik yapan bayan personelimizin taleplerine hayranlıkla bakakalıyorum...
Neymiş efendim, ramazanmış ya o yüzden 1 ssat falan geç gelse olurmuymuş, o da yetmezmiş gibi akşamda işi bitince çıksa olurmuymuş??? Neymiş sebebi; ramazan...
Yok böyle bir şey !!!
Herkesin bu işyerinde uymakla hükümlü olduğu kurallar var...İş saatleri denen bir zaman dilimi var,doldurmak için,hı???
"Oruç tutma" herkesin kendine yaptığı bir ibadettir. bunun işle falan ilgisi yoktur. İkisini bir arada yapamıyorsan(gösterilen imtiyazlarda yetmiyorsa) bir seçim yapacaksın.
bu acayip sıcaklarda zaten kimseler sokaklara çıkmıyor,işler yerlerde...O zaman ramazan boyunca kapatalım isterseniz,ama sonra maaşlar ödenemeyince tekrar kapımı çalmayın ! şşiişttt sana söylüyorum,gözü devamlı yekovanla akrebi takip eden...
Hadi bakalım herkese hayırlı ramazanlar olsun...

19 Temmuz 2010 Pazartesi

cuMArTeSi bİR tATiL güNÜdüR(mÜ?)


Yapılacak işler listesi seni bekler de, sen hiçbirini yapacak güç bulamaz, sadece yapman gereken kafanı yastığa bırakıp, gözlerini kapamak olduğunu düşünürsün. İşte o öyle düşüncede kalır,başka bir tatil gününe inşallah dersin. Çünkü "zarrrr" kapı çalar,İgdaş'tan olduğunu söyleyen 2 kişi bakım zamanı dolyısıyla doğalgaz kutumuzu değiştireceklerini söylerler,"buyrun,değiştirin kardeşim",benden izin mi istiyorsunuz.yooo..
Neyse kapıyı kapatır kapatmaz istikamet aynıdır,klima ile soğutulmuş yatak odası.Ama asıl mücadelemi anlamayan görevliler tekrar kapıda,gaz gelip gelmediğini kontrol ettirirler.Eee gelir,tamam sanki şuan uykuya dalmayı değil de mutfakta kap kap yemekler yapmayı bekliyorum.Tamam kardeşim,çok teşekkürler!!!
Bunca hareketten sonra uykuda bir açılma meydana gelir tabii...akşama da arkadaşların mangala geleceği düşünüldüğünde şu listeye bakılsa iyi olur.
Pek de sıcakmış dışarısı...yarım yamalak 2 iş halledilip eve hatta soğuk duşa atılınır.
Akşam esneye esneye de olsa keyifli sohbet ve yemeklerle gün bitirilir. Ne güzelim meyvalara ne de közlenecek mısıra yer kalır içerde.
Geceyarısı olmuştur ama doğalgaz kutusuyla işimiz bitmemiştir. Eve varıldığında gaz maz değil sadece uzanıp uyumayı aklından geçiren bana inat kociş gaz kokusu almaktadır. Çaresi 187 doğalgaz acil servis. gerçekten 15-20 dak. içerisinde ekip bizim evin yolunu bulur.BİNGO ! kociş haklıdır!
Çok şükür patlamadan amcalar kutuyu değiştirecekler ama ellerindeki de saati çalıştırmıyor. Giderler, yeni kutuyla geri gelirler sağolsunlar,kısacık sürede hallederler. Bir de sağolsun kocişin burnu !
Ve son görev uykuya dalış :))


15 Temmuz 2010 Perşembe

teKLiFim VAr

Diyorum akşam iş çıkışından sonra evde geçirdiğim zamanlar yaklaşık bir 3 saat kadar uzasa...
Tamam sadece haftaiçi olsun,haftasonunu idare ederiz,onda motivasyon daha yüksek :)
ama haftaiçi yetmiyor şu saatler bana...
mesela okumak için onca kitap aldım yine,ama elime aldığım kalıyor,pofff...
yemekti,mutfaktı,çamaşırdı,banyoydu,kocişle iki sohbetti derken hhooppp yine olmuş saat 12-12:30,nasıl oluyor bu??? daha ben kitap okuyacaktım,nette gezinecektim,yapılacak grafiklerim vardı...çalındı gitti...
artık başka bir akşama kaldı...

7 Temmuz 2010 Çarşamba

eSNaF oLMak

Geçenlerde kardeşimle caddede oraya buraya bakınırken "paattt" parmakarası sandalet geride kaldı,ben bir adım önde :) 1-2 dikiş patladı terlikte...
Dün işyerimin yakınında yıllardır aynı yerde ikamet eden ayakkabı tamircisi amcaya gittim. Aynı köşede,aynı büyüklükte dükkanı senelerdir; ama yenilemeyi bilmiştir. Acelesi yok dedim ben nasılolsa akşama kadar ofisteyim,yok dedi birazdan hazır olur gelir alırsın. İşten çıkmaya yakın aklıma geldi,bi koşu gittim.
Nasıl herkesi hatırlıyorlar anlayamıyorum,içerisi bir sürü çift ayakkabı dolu,bazılarıda poşetlerinde asılı. Ne bir kağıt ne başka birşey...beni gördü ve onların içinde benimkini buluverdi. Borcum nedir dedim. Gözlüklerinin üstünden gülümseyerek baktı, yok borç morç dedi,ufacık birşey. olurdu olmazdı derken bol bol teşekkür ve hayırlı işler sloganları bırakarak ofise döndüm. hem sanki ben bedelsiz yapmasını istemişim gibi utandım hem de kocaman bir memnuniyet simgesi gülümseme yerleşti yüzüme sağlam terliklerim elimde :)
Ya ne zamandır gerçek esnafla birebir görüşmemişim,ya da ofise tıkılmışlığın verdiği asosyallikle burun buruna olduğumu farkettim...
Ama o amcayı,çevredeki eski olan hemen hemen tüm esnafı tanımanın verdiği samimiyeti hatırladım...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails