güldük bunlara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güldük bunlara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Kasım 2011 Perşembe
buGüNKü güLMeCE
CD ile baş edemeyen anne oğlunu arar.
-oğlum CD yi çalıştıramıyorum...
-takınca kendisinin otomatik olarak açılması gerekir.cdyi taktın mı?
-evet
-peki tamam.o zaman bilgisayarımı aç.
-e açık bilgisayarım !!!
bu sözden sonra daha detaylı bilgi verilerek amaca ulaşılmaya çalışılır. sessizlikten sonra...
-CD nasıl konuluyordu???
-?! parlak yüzü aşağıya gelecek şekilde
-hııı,ben ters koymuşum :S
Buna en az yaklaşık bi 10 dakika gülünür :)
2 Şubat 2011 Çarşamba
bADem'e baYıLAbiLiRSin
Artık mevzular onun neler yaptığı üzerine kurulu...Atladı,ısırdı,çiçeği kopardı,dinledi,kudurdu gibi...Bir bebiş o şuanda ama hızla büyümekte ! kendisine kurulan sınır duvarları bir çırpıda aşacak haftaya kesin. Bakıları pek bi masumdur ama yaramazlık onun ilk adı ! Herşeyi oyun sanarak annemi çıldırtıyor :) En büyük problem dişlerinin kaşınması,bulduğu herşeyi ısırıp,dişlerini bileyliyor,hi hi hiii :)
Bizim için Ballı Badem o artık...
31 Ağustos 2010 Salı
roLL-oN paTLaMaSI..
Dün akşam eşle iş çıkışı eksik ev ihtiyaçlarımızı karşılamak amacıyla (en doğrusu kendisinin karton karton sigaraları bittiği ve oraya gidildiğinde topluca herşeyi halletmek kolayına geldiği için) Carrefour yolunu tuttuk. Yorgun bir haftasonundan çıkılmış,hasbel kader Pazartesi atlatılmış ama yorgunluk sırtta ağırlık olmuştur :(
Reyon reyon dolanırken eşin cola bağımlılığı atağa kalkar ve 6lı paketleri arabaya devirmeye başlar(o sırada arkam dönüktür!). Diğer reyonda fark ettim fazlalıkları,tamam bende seviyorum ama gazlı içecek pek de faydalı olmadığını hepimiz biliyoruz diye başlayan vıdılara başlamıştım ki "GÜMMM..." Başka arabanın tekerine ayağımı oturttum ve öylece yaklaşık 40-50 saniye kaldım.acımdan...hem parmak hem dudağımı sıkma acısı :(
Mecbur yola devam tabii. neyse tam sona yaklaşıyoruz diye havalara girmişken, eşin elinden arabaya koymaya çalıştığım erkek roll-onlarından zıp zıp bir tanesi 2.GÜMMM'e sebebiyet verdi ki bu ilkinden beter oldu, şişe kırıldı ve içindeki cıvık şey ayak,bacak,sandalet demeden üstüme yayılıverdi... işte o an gülme-sinir-kriz üçlemesinde bir ben bakınıyorum...hem temizim hem pisss...hay Allahım yaa...önce çantadaki selpağı haldur huldur açıp sarmaladım kendimi,tabii ki yetersiz bir hareket,doğruca reyondaki ıslak mendili kapan eş açmış paketi "tamam sakin ol" deyip görevlilerden etrafı temizlemelerini rica ediyor. Öyle ya da böyle geçici temizlik işlemim elimde 13-15 mendil(ıslak-kuru karışık) ile son buldu.
Bakın dikkatli olun o vıcık şeyle, resmen ayağımı sandalete yapıştırdı diyorum...Neyse böyle de sulu bir anımız oldu napalım :))
kaynak
Reyon reyon dolanırken eşin cola bağımlılığı atağa kalkar ve 6lı paketleri arabaya devirmeye başlar(o sırada arkam dönüktür!). Diğer reyonda fark ettim fazlalıkları,tamam bende seviyorum ama gazlı içecek pek de faydalı olmadığını hepimiz biliyoruz diye başlayan vıdılara başlamıştım ki "GÜMMM..." Başka arabanın tekerine ayağımı oturttum ve öylece yaklaşık 40-50 saniye kaldım.acımdan...hem parmak hem dudağımı sıkma acısı :(
Mecbur yola devam tabii. neyse tam sona yaklaşıyoruz diye havalara girmişken, eşin elinden arabaya koymaya çalıştığım erkek roll-onlarından zıp zıp bir tanesi 2.GÜMMM'e sebebiyet verdi ki bu ilkinden beter oldu, şişe kırıldı ve içindeki cıvık şey ayak,bacak,sandalet demeden üstüme yayılıverdi... işte o an gülme-sinir-kriz üçlemesinde bir ben bakınıyorum...hem temizim hem pisss...hay Allahım yaa...önce çantadaki selpağı haldur huldur açıp sarmaladım kendimi,tabii ki yetersiz bir hareket,doğruca reyondaki ıslak mendili kapan eş açmış paketi "tamam sakin ol" deyip görevlilerden etrafı temizlemelerini rica ediyor. Öyle ya da böyle geçici temizlik işlemim elimde 13-15 mendil(ıslak-kuru karışık) ile son buldu.
Bakın dikkatli olun o vıcık şeyle, resmen ayağımı sandalete yapıştırdı diyorum...Neyse böyle de sulu bir anımız oldu napalım :))
kaynak
28 Mayıs 2010 Cuma
hERşeYi biLiYOr mUSun?
-Devamlı suyun içinde oradan oraya salınıp dururlar balıklar.Peki su içerler mi?
-Yalandan üzülenler için kullanırız,sinirler..Peki neden timsah gözyaşı denir?
-Markette bazen kutudan beyaz bazen de kahverengi tonlarında yumurta çıkar.Tavuklar neden sarı ve ya beyaz gibi farklı renkte yumurtlarlar?
-Yaz da geldi,arılar vızır vızır başlarlar.hiç duydunuz mu arılar karın üstü düşünce neden ölür?
- Hep dişiler mi doğuruyor sandınız.Neden denizatının erkeği doğurur?
-İrkilince,üşüyünce...Bazen neden tüylerimiz diken diken olur?
-uyumak gibisi yok.uykusuzluk baş düşmanım olur.Sizce bir insan en fazla kaç saat uyanık durabilir?
-Pekiii iki gözümüz var,ama tek görüntü var,bunu nasıl açıklayacaksınız?
Neyse ki birileri bizi aydınlatmış.
"Hiç merak ettiniz mi?" adında minik bir kitap. Bunlar gibi 235 soru var,cevapları da var çok şükür...
Tabii bu bilgiler ne işimize yarayacak onu tam bilemedim şimdi :))
-Yalandan üzülenler için kullanırız,sinirler..Peki neden timsah gözyaşı denir?
-Markette bazen kutudan beyaz bazen de kahverengi tonlarında yumurta çıkar.Tavuklar neden sarı ve ya beyaz gibi farklı renkte yumurtlarlar?
-Yaz da geldi,arılar vızır vızır başlarlar.hiç duydunuz mu arılar karın üstü düşünce neden ölür?
- Hep dişiler mi doğuruyor sandınız.Neden denizatının erkeği doğurur?
-İrkilince,üşüyünce...Bazen neden tüylerimiz diken diken olur?
-uyumak gibisi yok.uykusuzluk baş düşmanım olur.Sizce bir insan en fazla kaç saat uyanık durabilir?
-Pekiii iki gözümüz var,ama tek görüntü var,bunu nasıl açıklayacaksınız?
Neyse ki birileri bizi aydınlatmış.
"Hiç merak ettiniz mi?" adında minik bir kitap. Bunlar gibi 235 soru var,cevapları da var çok şükür...
Tabii bu bilgiler ne işimize yarayacak onu tam bilemedim şimdi :))
18 Mayıs 2010 Salı
kOMikiZ, KoMik
Anlatsam mı,yazsam mı karar veremiyordum ama canı sıkkın bi kaç blogger görünce bu aralar(mesela Fosi,Naz'lı Hayat) yok dedim,anlatıyım da belki birileri gülümserler...
cuma günü babam küçük bir operasyon için hastaneydi,çok şükür ki büyük birşeyi yok.Biz de hastaneye vardık. Tabii herkes kendisi kadar şanslı değil. Hastane kapısında bir ambulans,ambulansın dışında, yanıbaşında bir sedye,sedyede 65-70 yaşlarında ak saçlı,zayıfcana bir amcana uzanmış. Keyfinden değil, 2 bacağı da alçılı,mecburen uzanmış yani.Ama şöyle söyliyim dışardan bakıldığında benden daha keyfi yerinde duruyordu, elinde bir sigara tüttürüyordu amca yaa.inanamıyorum hala...
Hani şu yazımda Pazar kahvaltısına gitmiştik ya güzel güzel ama erkenden.İşte bunun bir bedeli olmalıydı. Daha önce hiç başıma gelmeyen o gün beni buldu. Yeni alınmış 2 tshirt giyilir. kahvaltıya gidilir,hatta sonra kahve turu,e saatler ancak öğleni gösterdiğinden ve gözlerin şişi inip herşeyi daha net görüp algılayabildiğinden olsa gerek, tshirtlerin üzerinde boylu boyunca yaklaşık 15cm şerit halinde yapışık duran beden(kendimiz biliyoruz iyi hoş da herkesin bilmesine gerek yoktu) etiketlere göze çarpar ve ışık hızıyla "puhahhahhahhh" sesleriyle sökülüp çöpe yollanır. Tabii bu arada görüp uyarmayan ve kendi aralarında kihhkihhleşenler olduysa o da o günkü iyiliklerime sayılsın lütfen. günlerine neşe katmışım.
29 Mart 2010 Pazartesi
giT pZArtEsi...
Annem,kız kardeşim ve ben...
Haftasonu dipdibe geçti,uzun zamandır olmadığı kadar da komikti. Üç bayan yani bizim üçlü bir araya gelince "ne yapalım" sorusunun karşılığı ilk olarak alışveriş oluyor :) Cumartesi tabanlarımız acıyana kadar dolandık, bakındık, birşeyler aldık, yedik, içtik... Günümüzdeydik anlıyacağınız. Kardeşime soldan ve ya sağdan eserlerse huysuz(ikizler-boğa karışımıdır kendisi) olabiliyor ama o gün bombaydık !
Bir ara gülmekten akan yaşlarımla rimelim gözümü yakıyordu :)
Alışveriş koşturmacının ana teması aslında kardeşe yeni iş dolayısıyla gardrobunda,iş dünyasına uygun kılık kıyafet çeşitliliğini arttırmaktı. Mağazalara giriliyor,dağılınıyor,eline kaptığını gelen "olur mu","nasıl","bu tam senin rengin" gibi cümleler sarfederken kardeşim de kabinlerin yolunu tutuyordu. sonra yorumlar, ya da kabinden çıkamadan kabin önü ve arkası kıkırdaşmalar,içerden kendi kendine giydiği kıyafetin etkisiyle gelen kahkahalar...
Verilen yemek molası, AVM nin en aydınlık yeri. saat de epey ilerlemiş,hapu hupur yemekler yenir, lokmalar arası son olaylar anlatılır,yine kahkahalar kopar...Hesap yeni bir işe başlayan kardeş tarafından ısmarlanır ve bir telaş yola devam edilir :) Bu arada kardeş yakınları da kendilerine 1-2 parça bişiler almayı ihmal etmezler tabii :))) o kadar yorulduk ya ödül olsun diye :))
2.AVM turunun kısa sürüş sebebi,kapanış saatini bulmamız ve ayaklarımın isyana başlaması...Elimiz boş çıkmadık tabii ki. Son durağım D&R, elimde liste dolanıyorum,ekibin diğer üyeleri ise buldukları yere oturmuş,alışveriş poşetleri savrulmuş,sohbetteler...
Çıkışlar sağdan diyerek,arabaya gidiyoruz hafif bitmişiz,pek derman yok ama çeneye devam :)
Bu saatten sonra herşey gülmemize sebep...
Sokak turumuz bitti derken en sona bir de uzun zamandır görmediğimiz Fulya Ablamızı ziyereti sıkıştırıyoruz.
Gece yattığımız yeri bilmiyoruz tabii,pestiliz...
Çok süperdi, gergin bir haftadan sonra kızkıza eğlendik doğrusu,ruhum şenlendi:) Teşekkürler annem, kardeşim...
Pazar günü de çok gülmece vardı...Canım Fenerbahçemin maçı bahanesiyle 2 teyzemi de çağırdık,şarap-pizza ile bol kahkaha...
O yüzden bugün zor geldi, yorulmışum..:(
Haftasonu dipdibe geçti,uzun zamandır olmadığı kadar da komikti. Üç bayan yani bizim üçlü bir araya gelince "ne yapalım" sorusunun karşılığı ilk olarak alışveriş oluyor :) Cumartesi tabanlarımız acıyana kadar dolandık, bakındık, birşeyler aldık, yedik, içtik... Günümüzdeydik anlıyacağınız. Kardeşime soldan ve ya sağdan eserlerse huysuz(ikizler-boğa karışımıdır kendisi) olabiliyor ama o gün bombaydık !
Bir ara gülmekten akan yaşlarımla rimelim gözümü yakıyordu :)
Alışveriş koşturmacının ana teması aslında kardeşe yeni iş dolayısıyla gardrobunda,iş dünyasına uygun kılık kıyafet çeşitliliğini arttırmaktı. Mağazalara giriliyor,dağılınıyor,eline kaptığını gelen "olur mu","nasıl","bu tam senin rengin" gibi cümleler sarfederken kardeşim de kabinlerin yolunu tutuyordu. sonra yorumlar, ya da kabinden çıkamadan kabin önü ve arkası kıkırdaşmalar,içerden kendi kendine giydiği kıyafetin etkisiyle gelen kahkahalar...
Verilen yemek molası, AVM nin en aydınlık yeri. saat de epey ilerlemiş,hapu hupur yemekler yenir, lokmalar arası son olaylar anlatılır,yine kahkahalar kopar...Hesap yeni bir işe başlayan kardeş tarafından ısmarlanır ve bir telaş yola devam edilir :) Bu arada kardeş yakınları da kendilerine 1-2 parça bişiler almayı ihmal etmezler tabii :))) o kadar yorulduk ya ödül olsun diye :))
2.AVM turunun kısa sürüş sebebi,kapanış saatini bulmamız ve ayaklarımın isyana başlaması...Elimiz boş çıkmadık tabii ki. Son durağım D&R, elimde liste dolanıyorum,ekibin diğer üyeleri ise buldukları yere oturmuş,alışveriş poşetleri savrulmuş,sohbetteler...
Çıkışlar sağdan diyerek,arabaya gidiyoruz hafif bitmişiz,pek derman yok ama çeneye devam :)
Bu saatten sonra herşey gülmemize sebep...
Sokak turumuz bitti derken en sona bir de uzun zamandır görmediğimiz Fulya Ablamızı ziyereti sıkıştırıyoruz.
Gece yattığımız yeri bilmiyoruz tabii,pestiliz...
Çok süperdi, gergin bir haftadan sonra kızkıza eğlendik doğrusu,ruhum şenlendi:) Teşekkürler annem, kardeşim...
Pazar günü de çok gülmece vardı...Canım Fenerbahçemin maçı bahanesiyle 2 teyzemi de çağırdık,şarap-pizza ile bol kahkaha...
O yüzden bugün zor geldi, yorulmışum..:(
12 Mart 2010 Cuma
muTFak TEzgAhıMDaKi...
Bilgisayarımdaki dosyaladığım fotolarıma bakıyordum,bu anımı paylaşmadan geçemedim.
1-2 sene önce...Evliliğimin ilk yılı falan(zaten topu topu 3,5sene oldu:))...Neyse mutfakta kendimce yemekten çakmamama rağmen birşeyler yapmaya çalışıyorum az bildiklerimle.salçayı sos haline mi getiriyorum,bişler oluyor...işimi bitiyorum etrafı topluyorum.biri bana bakıyor dudağını büzmüş tezgahımın üzerinde..."silme beniii".
o an hayrete düşmüştüm,nasıl bu kadar simetrik,net bir şekil olmuş diye:) Benim bişiler karıştırdığım kasemin kenarından damlayanlar bunlar işte...
1-2 sene önce...Evliliğimin ilk yılı falan(zaten topu topu 3,5sene oldu:))...Neyse mutfakta kendimce yemekten çakmamama rağmen birşeyler yapmaya çalışıyorum az bildiklerimle.salçayı sos haline mi getiriyorum,bişler oluyor...işimi bitiyorum etrafı topluyorum.biri bana bakıyor dudağını büzmüş tezgahımın üzerinde..."silme beniii".
o an hayrete düşmüştüm,nasıl bu kadar simetrik,net bir şekil olmuş diye:) Benim bişiler karıştırdığım kasemin kenarından damlayanlar bunlar işte...
9 Şubat 2010 Salı
ve Wiiiiiiiiii...
İşte oldu.Farkında olmadan canım aşkım kocacıma hissettirdiğim "bir Wii'miz olsa" fikri onu harekete geçirmiş. Ben öyle çok isteklerde bulunan biri değilimdir.İstediklerimi dile de getirmem zırt pırt.Bunu farkında olmadan "ne kadar acaba","bak burda da varmış","bi yerde okudum ( o bilmiyor tabii SASHA'nın blogunda okudum) çok eğlenceliymiş" gibi açıklamalar sıralamışım...O da bunlardan; benim olsun istediğimi algılamış.Canımsın:) Araştırmış,etmiş, Dün iş çıkışı "bugün Wii alıcaz" dediğinde miniklerin oyuncakçılarda beğenip de ebeveynlerin günlerce bekletip sonra "hadi seç bakalım" dediğinde hissedebileceği gibi birşeydi gözlerimden okunan herhalde. Önce yok mok dedim ama inandırıcı olmadığımı ben de farkındaydım. Paketimi alıp eve gitmk için sabırsızlanıyordum, çaktırmadan tabii:) Neyse gold bilgisayarda kampanya vardı, hem de yenisi(gerçi beyazı daha hoş görünüyor ama...).Siyah yenisi.Hem aşkımın PS3'üne de uyacak.Teknolojik ekipmanlar yığını oluyor salonumuz farkında değiliz sanırım. Aman olsun eğlenicez şunun şurasında.Bu arada "Ezel" e yetişemeyeceğiz diye Digiturk'u de aradık,kayıt başlasın biz yokken de ne olur ne olmaz. Wii uğruna Ezel'den olmayalım. alışveriş bitti sanarken ben ; 2 kişiyiz ya 2.kolumuz eksik ve Wii Fit plus.Yemeyi kesemiyoruz belki Nintendonun ailemize bir katkısı olur.hahahh..Siyah kol yoktu,ama Fit Plus bagajda yerini aldı.Eve gider gitmez rahat hareketi sağlayacak özel kıyafetlerimizi giydik(bildigin eşofman) Eşortman mı yazılıyordu yoksa,tam çıkaramadım. Kurulumdan sonra asıl heyecan başladı. Resmen kendime kendime birşeyler yapmaya çalışıyordum ekranda oynayan oyun karşısında.Ne kadar komik olduğumu eşim ekran karşısında boks oynarken daha iyi anladım:)) Vakit nasıl geçmiş anlamadım gerçekten ve çok eğlendim. Yeni keşif ya, tecrübesizlik ve komiklik başroldeydi. İlk su kayağımıda sanal olarak yapmış bulunmaktayım.
bu arada tüm gün boyunca hamlığın kelime anlamının vücudumdaki izlerini hissettim.Aşkım akşam bowlingtede su kayağında da geçicem seni
bu arada tüm gün boyunca hamlığın kelime anlamının vücudumdaki izlerini hissettim.Aşkım akşam bowlingtede su kayağında da geçicem seni
4 Ocak 2010 Pazartesi
2010 geldi de....
Sağolsun bu yeni yıl geldi gelmesine de,ben henüz birşey anlamadım...Bir enerji dolmadım, yine koşturmacaya ilk günden devam...nasıl oalcak???
Ailemle aramızda bir gelenek oldu, biz hediyelerimizi son gün mutlaka veririz.Bu sene iş günü,herkesin programı ayrı derken o gün kaldı hediyeler ağacımızın altında.Tabii ertesi akşam bu telafi edildi. Hiç bu kadar komiklikle,kahkahalarla hediye seremonisi görmemişsinizdir :) Harika benim sevdiklerim yaa...süperler...gülmekten zor açtık hediyeciklerimizi. Kardeşim bu sene yine hediye alımlarında dırdır ediyordu. ne alıcam,ne edicem diye... ben kendi açımdan ipucunu vermiştim. Büyük bir takvim istiyorum,her günün kocaman kareleri olsun ben kendim yazarak doldurayım demiştim. Hazırları var biliyorum. Hatta içinde ne olduğunu biliyorum ya,onunkini sona sakladım,ne aptalca... Açınca şok oldum ve gizliden utandım doğrusu. Kendi çizerek,fotoğraflarla süsleyerek,arkadaşlarımın doğumgünlerini bularak,bizim özel günlerimizi işaretleyerek kocaman bir takvim hazırlamış bana,canım kardeşim benim :) buraya da fotoğrafını koyacağım en kısa sürede... Aşkım kocacıma aldığım hediyede de bir fiyasko yaşadım ki sormayın! Ben böyle havalı havalı o çok istediği maket gemilerden aldım,koca paket,kart falan... Yılbaşı gecesi bir açtıkki ahşap beklerken plastik çıktı...poffff...havam fena söndü tabii...Eşimden "ne olacak,gider değiştiririz" falan gibi teselli sözcükleri,ben de ise "nasıl olur ya,ahşap demiştim ben adama" gibi boş sözler çıkıyordu...
Bir yılbaşı telaşı da böyle geçti işte...şimdi önümüzdeki günlere bakıcaz :)
Ailemle aramızda bir gelenek oldu, biz hediyelerimizi son gün mutlaka veririz.Bu sene iş günü,herkesin programı ayrı derken o gün kaldı hediyeler ağacımızın altında.Tabii ertesi akşam bu telafi edildi. Hiç bu kadar komiklikle,kahkahalarla hediye seremonisi görmemişsinizdir :) Harika benim sevdiklerim yaa...süperler...gülmekten zor açtık hediyeciklerimizi. Kardeşim bu sene yine hediye alımlarında dırdır ediyordu. ne alıcam,ne edicem diye... ben kendi açımdan ipucunu vermiştim. Büyük bir takvim istiyorum,her günün kocaman kareleri olsun ben kendim yazarak doldurayım demiştim. Hazırları var biliyorum. Hatta içinde ne olduğunu biliyorum ya,onunkini sona sakladım,ne aptalca... Açınca şok oldum ve gizliden utandım doğrusu. Kendi çizerek,fotoğraflarla süsleyerek,arkadaşlarımın doğumgünlerini bularak,bizim özel günlerimizi işaretleyerek kocaman bir takvim hazırlamış bana,canım kardeşim benim :) buraya da fotoğrafını koyacağım en kısa sürede... Aşkım kocacıma aldığım hediyede de bir fiyasko yaşadım ki sormayın! Ben böyle havalı havalı o çok istediği maket gemilerden aldım,koca paket,kart falan... Yılbaşı gecesi bir açtıkki ahşap beklerken plastik çıktı...poffff...havam fena söndü tabii...Eşimden "ne olacak,gider değiştiririz" falan gibi teselli sözcükleri,ben de ise "nasıl olur ya,ahşap demiştim ben adama" gibi boş sözler çıkıyordu...
Bir yılbaşı telaşı da böyle geçti işte...şimdi önümüzdeki günlere bakıcaz :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






